Beynimin her bir hücresindeki yükü, denizin dalgasına koysam, kaldırabilir mi acaba koca gemileri kaldırsa da? Yoksa dalgalar paydos mu ede...

Ne Yapmalı?


Beynimin her bir hücresindeki yükü, denizin dalgasına koysam, kaldırabilir mi acaba koca gemileri kaldırsa da? Yoksa dalgalar paydos mu ederdi, kim bilir? .

Hani teklif, dağlara verilmiş, kaldırmaktan çekinmiş, cahil insan kendine güvenerek bu büyük yükün altına girmiş ya, işte öyle bir şey.

İnsan, sadece kendisiyle alâkadar değil, bir sürü duyguları ve hisleri var. Bunun neticesinde de ailesi, milleti, gönül coğrafyası, dünyası ve ahiretle ilgili bir çok şey düşünüyor, çare aramaya, bulmaya çalışıyor.

Çalışıyor, ama bazıları düşünceden öteye geçemiyor. Müslüman, etrafında olanlara bîgâne kalamaz ve kalmamalı."Komşusu açken, tok yatan bizden değildir" Peygamberimizin sözü, bu konuya kuvvetli delil olsa gerek.

Her hâl ve durumda bizi ilgilendiren konular ve sorumluluklar olabilir. Zamana, mekâna, hâl ve durumumuza göre, görevler üstlenip bana ne, dememeliyiz ki daha güzel yarınların temellerini sağlam atalım.

"Bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın" zihniyeti bizleri bu içinden çıkılmaz sorunların içine atmıştır. Onun için uyanık olmalı, neleri yapabiliriz, neleri yapamayız güzelce düşünüp, bir yol haritası belirlemeliyiz.

Tembelliği seven nefsimizi harekete geçirmek oldukça zor. Fakat bizler zorlukları yendiğimiz sürece başarılı ve faydalı insan olabiliriz.

Her zorluk bir sınavdır. Bu zorlukların üstesinden gelerek, istediğimiz ve hedeflediğimiz sonuca ulaşabiliriz. Bunun sonucunda da kendimize olan güvenimizi kuvvetlendirmiş oluruz.

Daha iyi, mutlu, güzel günler de buluşmak ümidiyle...





BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.