Zihnimiz bazen şiirler, bazende yazılar yazar uyutmaz, durdurmaz 'kaleme dök' der. Yazılarımız; kimi zaman beynimizin, kimi zaman ka...

Eserlerimiz

Zihnimiz bazen şiirler, bazende yazılar yazar uyutmaz, durdurmaz 'kaleme dök' der. Yazılarımız; kimi zaman beynimizin, kimi zaman kalbimizin kimi zaman ise ruhumuzun mahsulüdür, her ne derseniz deyin. Bazı yazılar çok duygusal bazıları ise çok mantıksal olabilir, beslendiği kaynağın rengini alıverir.

Beynimiz ve kalbimiz ve hatta ruhumuz kötü düşüncelerle bozulmamışsa mahsülatı da o nispette faydalı ve güzel olur. Nefs-i emmarenin isyanlarıyla bulaşmış ise o zaman isyan ve inkar akar yazılardan, bunun ise ne kendine ne de okuyanlara bir faydası vardır. İsyanlarımız zamanla büyür ve benliğimizi ele geçirir. Bizim düştüğümüz bu duruma okuyanları da ortak eder, onları da kendi karanlığımıza çeker ruhların bunalmasına sebep oluruz.

Nefsini terbiye edipte bir nura, ışığa, Rabbine itaate ulaşmış beyinler, ruhlar ve kalpler ışık saçar, nur saçar, beyninin aydınlık yarısından yansıyan nurlardan hem kendi hem de okuyanlar istifade ederek, yol bulur, yollarından rahatça yürürler.

Yazılarımız bir yerde bizim aynamız oluverir, bazen saklarız, aynanın rengiyle oynarız, bazen karartma yaparız her ne yaparsak yapalım dikkatli gözler için bir iz vardır, onu bulur çıkarır.

 Her eserimiz şiir, yazı, resim, müzik her ne ise bizim evlatlarımız gibi olur, sarıp sarmalarız. Kem gözlerden sakınır, tatlı sözler söylenmesinden hoşlanırız. Sonra dostlarımızla tanıştırmak isteriz. İşte burada dikkat etmemiz gereken hususlar vardır. Hazırlıksız paldır küldür olursa yanlış anlaşılmalara yol açıp içe kapanmamıza sebep olabilir.

Yazdığımız veya ürettiğimiz her eseri ilk önce kendimiz dinleyip, okuyup aksayan, uymayan, had aşan bir yer var mı gözden geçiririz. İkinci aşama bir dostun fikrini almak faydalı olur.

Eserlerimiz evlatlarımız gibi demiştik ya, işte onun için bazen kusurları görmezden gelip, üstünü örteriz. Dost acı söyler, sözü tam da burada geçerli ve olmalı. Diyelim ki böyle bir imkan yok, o zaman eserlerimizi bir müddet dinlendirmeli, bizim de duygularımız durulduktan sonra tekrar dönüp bakmalı ve ondan sonra karar vermeliyiz.

Ağızdan çıkan söz gibi yayınlanan her eserde bir daha geri alınmaz, beyinlerde izi kalır. Yayından kaldırabiliriz belki fakat beyinler basmaya yaymaya devam eder, onun için daha dikkatli olmalıyız. Beynimizin, kalbimizin, ruhumuzun ürünlerini yanlış anlamadan anlatmalıyız, bence.

Daha güzel, faydalı eserlerin verildiği yarınlarda buluşmak ümidi ile.
















BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.