Korona'lı günleri düşündüğümde elbette büyük bir acının yüreklerimizde oturduğunun farkındayım. İnsan hayatta kalmak için nasıl da gönül...

Korona'nın Düşündürdükleri

Korona'lı günleri düşündüğümde elbette büyük bir acının yüreklerimizde oturduğunun farkındayım. İnsan hayatta kalmak için nasıl da gönül rızasıyla en vazgeçilmez sandıklarından vazgeçebiliyor. İbret alarak izledim ve yaşadım.

Bu yaşımıza gelinceye kadar böyle bir pandemi yaşamamıştık. Bizden öncekilerde bu büyüklükte yaşamadılar. İnsan olmanın vasfı yaşananlardan dersler çıkararak yılmadan yoluna devam etmek olduğunu bir kez daha yaşayarak öğrenmiş bulunmaktayız. Allah beterinden saklasın. İnşaallah ikinci bir dalga ile sınanmayız. Elbetteki bunlar dualarımız. Yaşanırsa da yine tedbirlerimizi alarak hayat mücadelemize devam edeceğiz. Bu, bizim öncelikli görevimiz. Rabbimizin verdiği canı elimizden geldiği kadar korumak.

Şöyle geriye doğru baktığımızda modernizm bizi ne kadar çok şeylere muhtaç etmiş farkında bile değiliz. Tuvalet kağıdı için markette saç başa kavga eden kadınlar ve görev dönüşü markette bir şey bulamayan hemşirenin ağlayışlarını unutamıyorum. Bu hadiseler dünyanın en ileri ülkeleri olan Amerika ve İngiltere'de oluyor.

Hepimiz insanız ve küçük farklılıklar gösterse de benzer ihtiyaçlarımız var. Gelişmiş ülkelerin bu pandemiye bu kadar hazırlıksız yakalanmaları bütün kamuoyunda hayretle izlendi. Halimize çok şükrettik.

Yaşlılarımızı bakımevlerinde ölüme terk etmedik, marketlerde ihtiyaçlarımız için kavga etmedik ve bulamadık diye ağlamadık. Bunlar şükür gerektiren durumlar. Her ne hikmetse baştan muhalefet teşekkür ederken, sonra neyin hesabı ile yapılanları görmezden gelmeyi tercih ettiler. Yurt dışında bile takdir gören yönlerimiz yok sayıldı, bu bizi derinden üzüyor, bilmem farkındalar mı?

Hayat bir imtihan; insanlar, milletler bu imtihana tabi tutulurlar ve tarih de hiçbir şeyi atlamadan kaydeder. Bugün yaptıklarımıza dikkat edelim ki yarın yüzümüz kızarmasın. İyi yapılanları görmezden gelmek, yok saymak büyük haksızlıktır. Elbette ki eksikler. yanlışlar olabilir, yapıcı bir dil ile konuşmak insani bir nezakettir. Bilhassa böyle hassas günlerde daha da dikkatli olmalıyız.

Aynı gemide yol alıyoruz ve birlikte dalgalarla boğuşmak zorundayız. Böyle zamanlarda daha çok birlik ve beraberliğe muhtacız. Geminin altını delmeye kalkmak hiç de akıl kârı değildir. Morallerimizi bozmadan bu sıkıntıları birlikte atlatacağımıza gönülden inanarak, destek vermeliyiz. Bizleri cephelere ayırarak, kuvvetimizi bölmeye çalışanlara fırsat vermeden, birlikte yaşamanın gereklerini ve sorumluluklarını üstlenmeliyiz.

Daha güzel, mutlu, huzurlu, sağlıklı, bir ve beraber olduğumuz yarınlarda buluşmak ümidi ile.




BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.