Bir konu üzerinde biraz konuşmak isterim. Toplumda olan problemleri kim çözer? Hukuka dayalı olanları adalet çözer, tamam da, sosyolojik ola...

Yalnız Değilsiniz

Bir konu üzerinde biraz konuşmak isterim. Toplumda olan problemleri kim çözer? Hukuka dayalı olanları adalet çözer, tamam da, sosyolojik olanları sosyologlar mı, kim çözer?

Kadınların başı sıkışınca sığınma evleri var şükür, bir ihtiyacı karşılıyor. Peki vücutları üzerinden geçimini sağlayanlar ne olacak? Bu işe, bile isteye düşenler çok az olduğunu tahmin ediyorum. Kurtulmak isteyenlere nasıl yardım edilecek? Tümden bu gibi yerler kapansa olmaz mı?

Evlilik müessesine, bataklığa girmeden ulaşabilselerdi daha güzel olmaz mıydı? Evlilik konusunda engeller çıkartmadan, yok "şu eşyayı isterim, şu kadar takı isterim" lerle yokuşa sürmeden yapılsa daha iyi olmaz mı?

Durup duruşuna neden bu konulara girdin, diye bilirsiniz. Son zamanlardaki dizilerin gidişatları hoşuma gitmediği için desem. Yaşanmış gerçek hikâyeler başlığı altında zora giren kadınların böyle bir çıkışı varmış gibi, kardeşlerine bakmak gibi saf ve masum duygularla kamufle edilmesi hiç de mantıklı gelmiyor.

Devletimiz sapasağlam ayakta, her türlü zorda olanlara yardım yaparken, insanların zihinlerini zehirlemek neyin nesi, anlamakta zorlanıyorum. Hepimiz zaman zaman zorluklar yaşamışızdır elbette fakat bir şekilde ailemize dayanarak atlatmışızdır. Diyeceksiniz ki, ya ailesi yoksa o zaman da devletimizin şefkatli eli uzanacaktır.

İki yanlış bir doğru etmez, her yanlış bizi tuzağa çeker. Diyelim ki çeşitli tuzaklarla bu batağa çekilenler varsa, onlara da devletimiz yine el uzatıyor. Yalnız olmadıklarını bilsinler ve yardım alsınlar. Bu konuda da birçok iyi şeyler yapıldığını duydum. İnsan kendini yalnız ve çaresiz hissetmeden ve kötü işlere bulaşmadan bir çıkış olacağını bilmeli.

Bir de yine dizinin bir yerinde kocasının ilk evliliğinden olan oğlunun, analığına başka hisler beslemesini normalleştirmek bizim inancımıza ters olan şeylerdir.

Nikâh düşmeyenler sınıfındadır ve babasından ayrılsa veya babası ölse bile nikâhlanamaz, çünkü ebediyen annesi sayılır. Eli elime değmedi, diyerek hafifletmek yine de yanlış, saçlarına değmesini göz ardı mı edeceğiz? İçinde uyandığı duyguları açtıktan sonra hâlâ hasta idi, bakmaya gitmeye devam ettim, demesi bence affedilecek bir husus değil.

Belki diyeceksiniz dizilerin ne önemi var ki bu kadar üzerinde konuşuyorsunuz, diye. İnsanlar kitap okumaktan çok TV seyrediyor ve zayıf anlarında da modellemeler yapabiliyor. Demem o ki seyrettiklerimiz bizi etkiliyor. İyi ve güzel örnekler o kadar az ki seçici olmalıyız ve yanlış bir şeyler gördüğümüzde de tepki vermeliyiz. Belki o zaman iyi örnekler artar.

Çocuklarımızı ve kendimizi korumak için yanlışın karşısında konuşmalıyız. Kendi kendimize söylenerek bir şeyler elde edemeyiz. Daha iyi yarınlar ümit ediyorsak bu günlerden önlemlerimizi almalıyız.

112 - 155 - 156  -  183 gibi telefonlarla devletimizin şefkatli kucağına sığınabiliriz.

Daha huzurlu, mutlu, güzel günlerde buluşmak ümidi ile.





BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.