Vatan olmadan insan, hür insan olmazdı. Hürriyet olmadan da ne inanç ne namus ne de insanlığa mahsus erdemler olmazdı. Nefes alamazdık, yaşa...

Var Olsun Vatan, Var Olsun Vatan Evlatları

Vatan olmadan insan, hür insan olmazdı. Hürriyet olmadan da ne inanç ne namus ne de insanlığa mahsus erdemler olmazdı. Nefes alamazdık, yaşayan ölüler hükmüne düşerdik. Vatanımız bizim canımızdan üstündür onun için. Canımızı seve seve vermişizdir yüzyıllardır ve kıyamet kopuncaya kadar da bu böyle olacaktır.

Vatan için vatan toprağına düşeriz yine de vazgeçmeyiz bir avuç toprağından. Şehit kanlarıyla sulanır, içimiz yanar, acımızı içimize gömer yine de vazgeçmeyiz vatan toprağından.

Kahraman askerimiz ve de vatanın bütün evlatları bunu böyle bilir ve vakti geldiğinde tereddüt etmeden canından vazgeçer fakat vatan toprağından asla. Hepimiz biliriz ki ekmeksiz kalabiliriz vatansız asla.

Her toprağa düşen şehitlerimiz için yüreğimiz yanar, arkada bıraktıkları sevdikleri için çok üzülürüz fakat bir avuç toprağımızı vermeyi asla düşünmeyiz ve düşünmezler. Vatanımız sağ olsun diyerek, acılarımızı yüreğimizde biriktiririz. Unutmayız her duamız da onlar vardır.

Dünyanın geçiciliği içinde en güzel makamları şehitlerimiz kazanmıştır. Buna imanımız kadar eminiz. Hayatı elimizde tutmamız mümkün değil fakat atalarımızdan emanet aldığımız bu vatanı yarınlarımıza teslim ederek kıyamete kadar devam etmesini canımız pahasına biliriz.

Vatanımızı bölmeye çalışan PKK ve diğer bütün terör örgütlerini lanetliyoruz. Kahrolsun terör, kahrolsun teröristler ve onların arkasında duranlar. Herkes yerini hazırlıyor ya Cennete uygun işler yapıyor ya da Cehenneme layık, sonunda varılacak noktaya doğru koşuyoruz.

Şehitler ölmez, onlara ölüler, hiç denmez. Çünkü onlar şehit olduklarını bilmeden kıyamete kadar hayatın değişik bir makamında yaşarlar. Allah şehadetlerini kabul etsin. Amin.

Akif’in dediği gibi:

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar...
O, rûkü olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Vurulmuş temiz alnından uzanmış yatıyor;
Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i.
. Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.
Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
"Bu, taşındır" diyerek Kâbe’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki; a'sara gömülsen taşacaksın...
Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber





BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.