Ağlama deli gönül Yazılanlar gelir başa Bakmaz kara kaşa İster az ister çok yaşa Ölüm gelecek başa

Deli Gönül

Gece siyah kefenini giyerken Göz gözü görmez oldu Geçen günler bir bir soldu Dünya han, insan yolcuydu Yaşananlar bir masal oldu Narında hoş...

Gece

Kırma hiç kimseyi Çocuk olsa bile Yıllarca kalır izi Özür dilesen bile 

Kırma

Çözgüler çözüldü  Karıştı çile Nerden bilecekti Yumak yapmayı Karıştı yine Günler içiçe geçti Koptu filim yine

Çözüldü

Kışrına bakıp verme hüküm İnciyi saran bir kabuk değil mi

İnci

Ruhum sıkıştı etti naz Nedenini bilemedim bu yaz Sabah akşam ettim niyaz Nefsin elinden kurtuldum biraz

Biraz

Ruhum etti iflas  Bedenim iflas Bunun için tutsam mı yas?

İflas

Ruhum beden elbisesinden Sıyrılmış üşüyor Dostlar neden ağlaşıyor Toprak yorganını çektim üzerime Gamlar kederler bitti şükür Ebedi uykuma b...

Üşüyor

Ruhumun karanlığında savruldum Hataların günahıyla kavruldum Bir dost eli aradım bulamadım Bir tatlı söz aradım duyamadım İmanın şefkatine s...

Elhamdülillah

Viran olmuş bahçemizde Hatme çiçekleri açmış Nefes olmuş nefesimize Güzel hatme çiçekleri Rengarenk açmış Süslemiş bahçemizi

Hatme

Bazen sözü çok yorarız Bazen tatile çıkarırız Bazen oruç tuttururuz Bazen gevezeye döndürürüz Aslında ruhumuzun yansımasıdır Söze dökülenler...

Söze

Rutin dönerken hayat Herşey geliyor bayat Teker değerse bir taşa Akıl geliyor o zaman başa Rutinin kıymetini anlayana

Rutin

Son bir rüzgar  Dokunsa yüzüne Yaptığın ettiğin Dökülse önüne Dursan baksan Dönsen özüne Ahlar vahlar Dönüşse sözlere

Son

Güneş uyanırken ufukta Martılar tutuşur halaya Aynı melodi ağızlarında Zikir halkası içinde Mest olur buluşur semada Karşılar güneşin uyanış...

Karşılar

Gazzenin boş sokaklarında Yürüyorum, yıkık dökük binalar İnsanlar yıkıntıların içinde Hayata tutunmaya çalışıyorlar Yardımlar içeri alınmıyo...

Yarın Çok Geç Olacak

Rüzgarlar geçmişin renklerini Kulaklarımıza fısıldar Şelalelerin büyük senfonisi Kalbimizin ritmini yakalar

Ritmini

Büyük gölün  ortasında adacıklar İnzivaya çekilmiş gibi bizi bekler Her taş gözcü gibi sıralanmış Kaleler gibi bizi bekler

Gölün

Taş bazen yumuşar  Şekillenir oyulur İnsanlara yuva olur Sessiz dualar gibi

Bazen

Sakin bir melodi gibi akar Bazense mehter marşları çalar Yüreğimizi titretir Allahın sanatını izleriz Büyük bir huşu ile

Titretir

Her adımda başka zamana Kucak açar  Ruhumuzu hafifletir Tarihin içine çeker Sessizliğin sesi oluverir Hayat yolunun içinde Ses verir nefes o...

Her

Blogger tarafından desteklenmektedir.